23 Ekim 2015 Cuma

50 - DR JEKYLL VE MR HYDE'IN TUHAF HİKAYESİ



ÖZGÜN ADI: Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde
           119 Sayfa
 BASKI: 1. Baskı
          Temmuz 2014
YAYIN EVİ:  Kırmızı Kedi Yayınları


Kitap beni pek sarmadı açıkçası. Bir "Frankestein" bekliyordum ama umduğumu bulamadım.

Bir doktor insanın iyi ve kötü olan iki özelliği üzerinde araştırma yapıyor ve bir formül buluyor. Ya sadece kötü olacağı yada sadece iyi olacağı bu yöntemle daha çok kötü yönleri serbest kalıyor ve bu durum adamı hem bedenen hem de ruhen çökertiyor.

Boşuna zamanınızı harcamayın derim.

21 Ekim 2015 Çarşamba

49 - KADINLAR RÜYALAR EJDERHALAR

URSULA K LE GUIN



ÖZGÜN ADI: 
           138 Sayfa
 BASKI: 5. Baskı
          Mart 2011
YAYIN EVİ:  Metis Yayınları
ÇEVİREN:  Bir grup çevirmen uğraşmış eserle adlarını                       yazmıyorum


Kitaba ön söz yazmış olan Bülent SOMAY çok güzel tespitler ve yerinde örneklemeler yaparak kitabı daha fazla merak edilir ve ilginç kılmış.
Le Guin okumamış birisine ilk okuma için önerimi soran olursa her şeyden önce bu kısa denemeleri kesimlikle ve şiddetle tavsiye ederdim.

7 Ekim 2015 Çarşamba

48 - FAHRENHEIT 451



ÖZGÜN ADI: Fahrenheit 451
           238 Sayfa
 BASKI: 3. Baskı
          Aralık 2014
YAYIN EVİ:  İthaki Yayınları
ÇEVİREN:  Zerrin Kayalıoğlu - Korkut Kayalıoğlu



İtfaiyede görevli Guy  Montag bir akşam işten eve dönerken yeni komşularının kızı Clarisse McClellan ile tanışıyor ve onunla kısa süren bir iki sohbetten sonra Montag’ın hayatı değişiyor. Sorgulamadan yoksun bir toplumda işi kitapları içinde bulundukları evle beraber yakmak olan ( bazen ev sahibini de beraber yakıyorlar ) itfaiye görevlisi iken birden her şeyi sorgulayan tehlikeli bir teröriste dönüşmesini anlatıyor.

2 Ekim 2015 Cuma

47 - TEMBELLİK HAKKI

TEMBELLİK HAKKI

ÖZGÜN ADI: Le Droit a la Paresse
           67 Sayfa
 BASKI: 1. Baskı
          Mart 2014
YAYIN EVİ:  Kırmızı Kedi Yayınları



Karl Marx’ın damadı olan Fransız Paul Lafargue’nin yazmış olduğu “Tembellik Hakkı”  her toplumun savunduğu çalışma hakkının anlamsız uzunluğunu ve zorlu koşullarını anlatıyor.
Kitap çok sade bir dille yazılmış ve çeviri konusunda da bir sıkıntı yoktu.
Günümüz Türkiye’sindeki işçilerin yaşama ve çalışma şartlarının da özeti gibi adeta. Birçok uluslar arası örgütün de raporlarına bakılacak olursa Türkiye’de işçiler ortaçağ Avrupa’sının şartlarını yaşamaktadır. Bu noktada Çin’le yarışmaktadır.