3 Mart 2015 Salı

İTİRAF

NYMPHOMANIACNYMPHOMANIAC

"Belki benim başkalarından tek farkım, gün bitiminden hep daha fazlasını talep etmem. Güneş ufka vardığında daha görkemli renkler beklemem. Bu benim belki de tek günahım."



ÖZGÜN ADI:  Nymphomaniac
YAPIM:  2013   Danimarka
YÖNETMEN:  Lars Von Trier
OYUNCULAR:  Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgard, Stacy Martin, Uma Thurman, Shia La Beouf
TÜRÜ:  Dram




Danimarkalı yönetmen  Trier aykırı ve cesur sinemacı kimliği ile karşımıza çıkıyor. Başka filmini izlemesem de her yerde böyle bir yorumdan bahsediliyor.

Film iki bölümden oluşuyor. Her bir bölüm iki saat sürüyor. Soğuk bir kış gecesi Seligman, yolda dövülmüş halde Joe'yu bulur. Onu evine getirip, yaralarını sarar. Joe bu adamın evinde dinlenirken kendi hikayesini de anlatmaya başlar... Seligman'ın aseksüel olması da bu hayatını anlatıp günah çıkarma merasiminde etkili oluyor bence. Sekse/cinselliğe doymuş olan Joe bu aseksüel özelliği yüzünden Seligman karşısında rahat bir anlatıcı tutumu sergiliyor gibi göründü.


Filmin birinci bölümü genellikle açık sahnelerden oluşuyordu. Birçok izleyici sanırım bundan rahatsız olmuş ve filmi sadece pornografik kategoriye yerleştirerek işin içinden çıkmaya çalışmışlar. Filmi sadece açık sahneleri olan pornografik diye anlatmak filme haksızlık olur.

Filmin sonu bence güzel bir şekilde bağlanmıştı. İnsanın izlerken" vay anasını sevgili seyirciler" dediği bir son değildi ama beklediğimden biraz farklıydı. Ne olursa olsun kadınla ilişkilerinde genelde erkeklerin kadına bakış açısını sergilemiş bence ( hele bir de yararlanılabilecek bir durum varsa "yemede yanında yat" derler ya işte o kıvamda ).


Film psikoloji ve felsefe karışımı olmuş. Ne psikolojik ne de felsefik diye konuyu anlatabiliyorsun. Seligman ara ara Fibonacci'den bile bahsetti o kadar entellektüel bir filmdi :))))


John William Waterhouse
                                                                   John William Waterhouse wikipedi
Önsöz: Modern psikoloji ile birlikte literature giren nemfomani (ya da yeni ismiyle hiperseksüelite), etimolojik olarak Yunan mitolojisinde yer alan ve belli yerlerde kendini gösteren nemf (nymph) isimli perilerden köken alır. Nemfler tanrıçalardan farklı olarak doğayı taklit eden ilahi ruhlardır. Efsanelerde genç ve güzel kadın olarak tasvir edilirler. Özgür olmaları onlar için önemlidir ve kendilerini diğer mitolojik yaratıklardan ayıran bir özelliktir. Erkek kontrolünden tamamen uzaktırlar, maskülen güce karşı çıkarlar. Genel olarak beş kategoride sınıflandırılırlar: Gök perileri, su perileri, toprak perileri, bitki perileri ve yeraltı perileri. Dördüncü sınıfa ait Meliae, dişbudak ağacına özgü nemfleri oluşturur. Meliae’lar Cranus, Uranus’ü hadım ettiğinde etrafa saçılan kan damlacıklarından oluşmuşlardır. (Nemfin film için diğer iki önemli anlamı ise böceklerin (daha çok kanatlıların) metamorfozunu tamamlamamış, larvadan farklı olarak olgun hallerine tamamen benzeyen evrimsel süreci ve balıkları yakalamak için kullanılan, doğal olanın taklidi ile tamamen yapay olarak üretilen yem şeklindedir). Bu yazıyı da Radikal'in blog sayfasında aldım hepsini burada okuyabilirsiniz.


Biraz da sağlık:

Nemfomani Nedir?
Kadınlarda görülen ailesinin yaşının ve psikolojisinin tam karşıtı bir davranışta bulunarak değişik erkeklerle olma isteği ve aşırı seksüel istek duyma ile karakterize bir cinsel işlev bozukluğudur. Kısaca kadında cinsel taşkınlık veya doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğü demektir. Hastalık derecesine varacak kadar kompulsif cinsel ilişki kurma gereksinimi ve erkeğe doyamama durumudur.


Daha fazlasını okumak isterseniz işin uzmanına sormak lazım. Ben bu tanımı CİSED'in sayfasından aldım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder