26 Eylül 2013 Perşembe

25 - DÖVÜŞ KULÜBÜ - CHUCK PALAHNIUK

DÖVÜŞ KULÜBÜ
ÖZGÜN ADI: Fight Club
              224 Sayfa
BASKI:       2013 12. BASKI
YAYINEVİ:    Ayrıntı Yayınları
ÇEVİREN:    Elif ÖZSAYAR

DÖVÜŞ KULÜBÜ
Bu seferlik de böyle değişik şekilde çekilmiş resimler ekledim. Zaten bir yerlerde hatalar yapmazsam olmayacaktı, şanıma uygun hareket ettim :) 
Chuck PALAHNIUK kurgularını ve yazı dilini sevmeye başladığım bir yazar. Peş peşe bütün kitaplarını almasam da sanırım uzun vadede okuyacağım. Peş peşe okuyunca hem sıkıcı oluyor hem de konular yakın gelmeye başlıyor. En iyisi araya mesafe koymak.
Kitabın kurgusu çok güzeldi ve sonlara doğru olayları net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Olaylar daha çok Tyler DURDEN, Marla SİNGER ve olayları anlatan kişi yani yazar arasında geçiyor. Uykusuzluk çektiği için doktora başvuran kahramanımıza doktor; uykusuzluktan ölmeyeceğini, gerçek acının ne demek olduğunu öğrenmek istiyorsa kanser ya da diğer ağır hastaların kurduğu dayanışma gruplarına gitmesini öneriyor. Bütün olaylar bu gruplara gitmeye başladıktan sonra gelişiyor. Hayatı tamamen değişmeye başlıyor. Arasıra uykusuzluk çekse de bu gruplara gittiği zamanlarda kendini daha iyi hissettiğini fark ediyor ve toplantıları kaçırmamaya çalışıyor.

O sıralarda hayatım aşırı tamamlanmış görünüyordu. Belki de kendimizi daha iyi bir şeye dönüştürmek için her şeyi kırıp dökmemiz gerekiyor.     Sayfa 54

Bazen bir şey yapar ve belanızı bulursunuz. Bazen de yapmadığınız şeyler size belanızı buldurur.
Sayfa 61

Uykusuzluk böyledir işte. Kafandaki düşünceler bütün gece yayın yapar.     Sayfa 106

Bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır.     Sayfa 118

Ve evet, aptal, bıkkın ve güçsüzüm; ama gene de senin çözmen gereken bir sorunum.     Sayfa 122

Güzel ve emsalsiz bir kar tanesi değilsin.     Sayfa 145

Tanrı seni sevmiyor olabilir. Bu da bir olasılıktır. Belki de Tanrı bizden nefret ediyordur. Hayatta olabilecek en kötü şey değil bu.
Tyler’in bakış açısına göre, kötü şeyler yaparak Tanrı’nın ilgisini çekmek, hiç ilgi görmemekten daha iyiydi. Belki de Tanrı’nın nefreti Tanrı’nın kayıtsızlığından daha iyidir.     Sayfa 153

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder