2 Nisan 2015 Perşembe

12 - OYUNBAZ - WULF DORN

WULF DORN

Yazarın daha önce okuduğum  "şizofren"  adlı kitabındaki psikiyatrist Jan Forstner burada da kahramanımız. Zaten olaylar da devam niteliğinde. Sanki Forstner serisi yaratacak yazar. 

Kitabın başında bir mektup var ve "Daima seni düşünüyorum. Yakında sen de beni aklından çıkaramayacaksın." cümlesiyle bitiyor. Bence de uzun süre Dr. Forstner kendisine Jana diyen hayranını unutamayacak.

Psikiyatrist Fostner bir yandan çocuk psikiyatrisi için bir klinik kurmaya çalışırken diğer yandan da kötü giden bir ilişkiyi kurtarmaya çalışmaktadır. Bir gün Dr. Forstner kimden geldiği belli olmayan güller alır ve sonrasında farklı olaylar gelişmeye başlar.

Zamanla bu gülleri ve bazı resimleri kendisine gönderen kişi
ile iletişimleri başlar. Bu meçhul aşık kendisine Jana demektedir. Jana ile iletişimi başladıktan sonra Dr. Forstner büyük bir kabusun içinde bulur kendisini.

Kız arkadaşının kaybolmasıyla tavan yapan gerilim çok değişik bir şekilde biter.  Sonunu gerçekten güzel bağlamıştı. Kitap boyunca doktorun her gördüğü kadına manyak muamelesi yapması da güzeldi.  paranoid psikiyatrist :))))))

Kitapta hem erotomani hem de çoklu kişilik bozukluğu olan Jana'nın erotomanisini biraz araştırdım. 


 Erotomanik Tip: Erotomanik tipte sanrıları olan hastada başlıca sanrı başka biri - genellikle ünlü biri, örneğin bir sinema yıldızının kendisine aşık olduğu biçimindedir. Sanrısal bozukluğun bu tipi Clerambault sendromu olarak da bilinir. Semptomlar ani başlar ve kişinin yaşamının odağını oluşturmaya başlar. Sanrı objesi olan kişiyle telefon, mektup ya da ziyaretler yoluyla ilişki kurma çabaları vardır. Klinik gözlemlerde kadınlarda daha sık görülürken, adli tıpta erkek olgular çoğunluktadır.



Erotomanik sanrılara kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Rudden, bu durumu kadınlar için evlenmek ve çocuk sahibi olmanın kendilik değeri açısından daha önemli kavramlar olması ve aşkı, sevgiyi kaybetme korkusunun kadınlarda erkeklere göre daha belirgin olması ile açıklanmıştır.



De Clerambault tarafından getirilen tanıma uyan saf erotomani vakaları bildirildiği gibi diğer psikiyatrik ve nöropsikiyatrik sorunlarla birlikte İkincil erotomani görülebilmektedir. Sanrısal bozukluğun nasıl başladığına ilişkin bilgiler sınırlıdır.

De Clerambault sendromu tanısının konulabilmesi için kabul edilen ölçütler şunlardır:
1-Diğer kişiyle sevdalı bir iletişim içinde bulunulduğuna dair sanrısal inanış,
2-Bu kişinin sosyal olarak daha üst konumda olması,
3-Bu kişi önce aşık olan olması,
4-İlk girişimin bu kişiden gelmesi,
5-Başlangıcın ani, gidişin kronik olması,
6-Aşık olunan nesnenin değişmemesi,
7-Hastanın, aşık olduğuna inandığı kişinin bu yönde olmayan (paradoksal) davranışlarına ilişkin bir açıklamasının olması,
8-Varsanılar olmaması.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder