16 Ağustos 2014 Cumartesi

47 - ÜÇ SİLAHŞOR - ALEXANDRE DUMAS

ÜÇ SİLAHŞOR
ÖZGÜN ADI:  Les Torios Mousquetaires
      748 Sayfa
BASKI:  3. Baskı
      Kasım 2012
YAYIN EVİ:  İş Bankası Kültür Yayınları
Birbirinden hiç ayrılmayan üç silahşor Porthos, Aramis ve Athos Kral XIII. Louis'nin silahşörlerinin komutanı Treville'in emreinde silahşörlük yapmaktadırlar. Babası ölen d'Artagnan babasının ona verdiği bir tavsiye mektubuyla PAris' Treville'in yanına gidiyor ve çırak olarak başka birisinin emrine veriliyor. Bu arada üç silahşörle arası gün geçtikçe düzelen d'artagnan artık onlardan ayrılmıyor ve bu dörtlünün maceralarını anlatan kitap insanı yormadın sade ve akıcı bir dille ilerliyor.

Kardina Richelieu ile Treville arasında sürekli iktidar kavgası var. Bu kavgayı anlatırken yazar Kardinalin oyunlarını da çok güzel tasvir ediyor. Kardinalin anlatıldığı bölümlerde sürekli canlı olan dinle siyasetin iktidar kavgalarının günümüzde de hızından hiçbir şey kaybetmeden devam ettiğini görebiliyor okuyucu.

Kardinal yarışı kazanmak için en tehlikeli suç odaklarıyla bile ortaklık geliştiriyor.

D'Artagnan; saf, akıllı ve cesur bir genç olarak her şeyiyle saf kötülüğün ayaklı bir görüntüsü olan Milady ile mücadelesinde bile ödün vermiyor. Zaten dört arkadaş olan silahşörler Kardinalin adamları için kabus olan silahşörler hiç bir zaman saray ve iktidar entrikalarına yenilmiyorlar.

Çocukken okuduğum mini bir özeti dışında hiç bir bilgim olmayan kitabı etkinlik için araştırma yaparken almaya karar verdim ve iyi ki de bu kitabı aldım dedim. Klasiklere "suç ve ceza" ile başlama bahtsızlığım yüzünden hep uzak duran ben hızımı alamayıp birkaç tane daha kitap aldım ve sanırım bir süre klasikleri okumaya devam ederim.


Aşk dünyadaki tutkuların en benciliydi.      Sayfa 126

Adalet Kral Süleyman'ın belirttiği gibi, geçtiğinde iz bırakmayan üç şeyden biri değildi.
Sayfa 203

Hayat, filozofun küçük dertlerden oluşan tanelerini gülerek çektiği bir tespihtir.      Sayfa 564

2 yorum:

  1. çok merak ettiğim bir kitap :) daha kalın versiyonları da var nedendir bilmiyorum ama ben de Hasan Ali Yücel klasiklerinden okumayı planlıyordum yazınız bu anlamda çok iyi oldu benim için :) elinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Hasan Ali Yücel klasiklerini bir süredir uzaktan süzüyordum :) cesaret edip almıyordum. Çekincelerim çoktu ama bir gün müdürüm Rus yazarları okuduğunu söyledi ve hep elinde bu klasikleri görüyordum. Bana çevirisini falan övüp durdu ve ben de alıp okumaya başladım. Tabii bir de okuma şenliğinin katkıları da oldu. Bence de övgüye değer bir kalitesi var.

      Sil